. - Blogcu



HİÇ KİMSE BAŞKALARININ KANATLARIYLA UÇAMAZ!...


Blomst076xs1tq8nf2td

28/10/2009 - VATAN BAYRAK SEVDALILARINA SELAM OLSUN.



    

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

1/10/2009 - ÖZLEM ELİF OLUR GÖZÜM DOLAŞIRIM GURBET GURBET!...

Gurbet

Gurbet

Başımda bir deli sevda
Dolaşırım gurbet gurbet
Yanar şu yüreğim narda
Dolaşırım gurbet gurbet

Zalim gurbet olmasaydı
Bağda gülüm solmasaydı
Bülbül dalına konsaydı
Gezer miydim gurbet gurbet

Özlem,Elif olur gözüm
Küllenmiş yanmıyor közüm
Ağıt olmuş her bir sözüm
Dolaşırım gurbet gurbet

Garip bir hal gelir başa
Güllerim tutulur taşa
Bülbül feryat eder boşa
Dolaşırım gurbet gurbet

Vurguni ahvalin söyler
Dil matemde yürek neyler
Akar gözlerimden seller
Dolaşırım gurbet gurbet
 

Abdullah Oral

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/8/2009 - BÜTÜN YASAKLARI YASAKLIYORUM VE YASAKLARI PROTESTO EDİYORUM!!!!!





Sigara yasağını protesto ediyorum. Evet protesto ediyorum.
Sigara'nın her yerde içilmesine karşı değil bu protestom. Tabi ki bazı alanlarda içilmeyecek, kimse rahatsız edilmeyecek. Sıkıntım burda değil.
Sigara yasaklandığından bu yana sokaklarda yürüyemez olduk. Zaten adım başı kahvehane, birahane,lokanta,iş yeri vs... Millet sokaklara masaları taşıdı. Zaten kaldırımlar dar,  arabalar kaldırımlarda bir de masalar var... Peki bu yasak kimleri memnun etti?.
Ben memnun olmadım...Eğer yasaklayacaksan; alternatifini de koyarsın.
İnsanlar birahane'ye ne için gidiyor?.  Kahvehane'ye ne için gidiyor. Sanki yasaklandı da sigara bırakıldı mı?.
Hayır...
Eğer yasaklanmasını istiyorsan onlara sigara için ayrı bölüm yapacaksın ve buranın havalandırmasını sağlayacaksın, içmeyenler rahatsız olmayacak. Bu kuralı koyup alt yapıyı hazırlayacaksın... Sonra, ''burası haricinde sigara içirtirsen sana çok ciddi cezlar yazarım'' diye yasağını koyarsın.
Sokaklar artık sigara içen insanlarla dolu. Nasıl feci bir görüntü. İş yerlerinin kapısında sigara içen insanlar. Kahvehanelerin, atölye'lerin; kafanı çevirdiğin her yer sigara içen insan görüntüsüyle dolu.
Bence bu daha çok teşvik ediyor.  Düşünsenize çocuklar okul'dan dönecek; herkesin elinde sigara sokaklarda sigara resital yapılıyor.
Yok böyle olmaz... Bu yasaklar la değil tedbirle olur. Kuralını koyacaksın,
 ayrı bir ortam hazırlayacaksın, kolayına kaçıp ''sigara yasak' demeyaceksin.
Artık kaldırımlar da ki masaları da toplamak için de bir yasak koymalısın.
 Peki hangi yasak doğru ki ?... Yasaklar la hiç bir yere varılmaz.
Başörtüsünü yasakladılar. Gençlerin okul hayatları sekteye uğradı. Kimi o saçma sapan peruklarla işe geldi kimi de okula. Ucube gibi peruk takmak yasağın ne işine yaradı?
Ya da kaldırımlara masaları koyup, kaldırımları sigara içme mekanı yapmak kimin işine yaradı... Benim işime yaramadı.
Emin olun insanlar artık bunalmış durumda;  zira sokaklar sigara içen insanlar la doldu.
Bütün yasakların yasaklanması lazım. Sakın bu sözlerimden sigara içilmesini desteklediğimi sanmayın.
Sokaklara taşan bu sigara yasağı kimin işine yaradı; kimse sokaklarda yürüyemez oldu.
Yarın bir gün birahane'nin önünden bir bayan geçerken adam elinde içki şişesi kafa dumanlı, kadına laf atınca ne olacak?  Bu yasak kötü olaylara sebep verecek. Durum bunu gösteriyor...
Bunun da garantisi ni kim verecek?
Yasaklar la kim nereye varmış ki biz varalım.


BEN BÜTÜN YASAKLARI YASAKLIYORUM; VE BU YASAĞI PROTESTO EDİYORUM...

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/7/2009 - Kitaplarla arkadaşlık böyle olur.

Dsci3169

Bir kaç haftadır yaptığım bir uygılamayı sizinle paylaşacağım. Sevginin ve ilginin yaptığını hiç bir şeyin yapamayacağının ispatıdır bu yazı. Lütfen hayatınızda böyle uygulamaları siz de yapmaya çalışın. Sonuç mükemmel oluyor.

Akşam eve gittiğimde balkona serinlik düşüyor. Bende çayımı demleyip kitap okuyorum. Bir gün yine işten eve gittiğimde balkonda kitabımı  okurken aşağıda çocukların seslerinden okuduğumdan bir şey anlayamadım. Hemen aklıma bu fikir geldi.
Çağırdım çocukları yanıma kitaplığın önüne getirdim'' sevdiğiniz bir kitabı alın ve kitap okuma seferberliği başlatalım'' dedim. Çok hoşlarına gitti.
İkinci gün bu uygulamaya diğer çocuklarda katıldı. Onlarla hep beraber kitap okuduk, sonra mola verip sohbet ettik.
Dsci3168
Nasıl ve ne yaparız da daha iyi bir insan olabiliriz dedim. Bu konuda aramızda çok önemli konuşmalar oldu. Öyle güzel fikirleri vardı ki çocukların, büyük insan edasıyla konuşmaya başladılar, onlar konuştukça ben mutlu oluyordum.
Ailelerinin kitap oku diye bağırdıkları zaman dahi kitap okumayan çocuklar artık sokak'ta bile kitap okumaya başlamışlardı.
3.sınıfa giden Ebru ''ben akşam kitaba sarılarak uyumuşum''dedi.
Arif ve Ömer'de 3 sınıfa gidiyor bir kaç günde neredeyse bütün seri kitapları bitirdiler.
Grubumuzun en küçüğü 8 yaşındaki Mustafa'da tam bir kitap kurdu oldu.
Melike,Can,Mustafa,Emre,Fatih,Muhammet,Etem,Reyhan:  hepsi artık kitap okumaya başladılar.
Tabi bazıları kaytardı devamlı gelmediler ama onlarında içene kitap sevgisi düştü.
Ben çocuklara ''size bu uygulamanın sonunda bir sürprizim olacak ''dedim.
Bunu söylerken  elimde Erdal Demirkıran'ın kitabinı okuyordum. Yoksa bizi Erdal Demirkıran ile mi tanıştıracaksın dediler. Ben de o an tamam söz sizi onunla tanıştıracağım dedim.
(Daha ben tanışmadım bile)  Sözümü tutacağım ve onları tanıştıracağım.
Akşam eve giderken beni gören çocuklar ellerinde kitapları olduğu halde boynuma sarılıyor ve beni öpüyorlar ben de onları, beraberce bize gidiyoruz ve kitap okumaya başlıyoruz.
Onlara bir şey yaptırmak için bağırmak gerekmiyormuş demek ki.. 
Çocuklar ''' annem kitap oku diye bize kızdığı halde okumuyorduk; ama şimdi kitap okumayı çok seviyoruz ''diyorlar: hepsinin de gözleri parlıyor.
Onlardan söz de aldım ''bana teşekkür edecekseniz, sene sonunda karnenizi bana gösterin başarılarla dolu olduğunu görmek beni mutlu edecek'' dedim. Tamam dediler.
Onlar artık yerlere tükürmüyorlar, küfür'de etmiyorlar, kimseyi rahatsız etmemeleri gerektiğini biliyorlar. Kul hakkının sadece para alış-verişi ile olmadığını da  öğrendiler.
Peki ben ne yaptım da onlar kısa zamanda bu kadar değiştiler?.
Onlara birey gibi davrandım.Onlara  söz hakkı verdim.Yani kısaca onları önemsedim.




Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/6/2009 - Allahım nerelere gidiyoruz...





Nerelere gidiyoruz, neler oluyor bize, anlamak mümkün değil. İnsanlar nasıl bir girdap içine çekilmeye çalışılıyor. Aileler parçalanmaya ,çocuklar yalnızlığa, suça itiliyor.
Bizler yüz yıllardır hep köklerimize bağlılığımızla gurur duyduk. Atalarımızın yaptıklarıyla övündük. Şimdi atalarımız bizim bu halimizi görse bize neler der; belki de suratlarımıza tükürür.
Biz; sizler böyle darmadağın olasınız diye mi verdik onca mücadeleleri? Biz Vatan'ı kurtarmak için yuvalarımızı terketmedik mi. Özgürlüğümüz için canlarımızı mallarımızı hiçe saymadık mı?. Bayrak kutsaldır,Vatan kutsaldır,Aile kutsaldır diyen bir toplum değilmiydik? Bunları sizlere anlatmadık mı?..  .Sizlere bıraktığımız değerlere neden sahip çıkmadınız dese ne deriz,onların yüzüne nasıl bakarız. 
Atalarımız bizim yüzümüze tükürür eğer bu yaşananları görse.
Her köşe başında hiç bir sebep yokken cinayet işleniyor. Aklına  esen gidip katliam yapıyor. Analar kendi yavrularını öldürüyor, yavrular analarının başına kurşun sıkıyor. Çelik çocuk-bebek demeden namuslarınıa göz diken şerefsiz zihniyetler bu eylemleri neden yapıyor. Kim  ne yaptı ya da ne geldi onların başlarına da bu çirkinlikleri yapıyorlar. Para için çalıştığı iş yerlerinin kasalarını boşaltanlar yaptıkları bu yanlış eylem için hesap günü hesap vereceğini bilmiyor mu?..
Daha nereye kadar ne kadar gidecek bu abes durum.
Şaibeli işlerle servet sahibi olan insanlar sanki bu Dünya'da ebediyyen yaşayacağını mı sanıyor? Hesabını vermeyeceğini mi sanıyor? Ya da Allah korkusu, Din, iman,vicdan yok mu. Ahlak nerde, akıl nerde bu yaşananların içinde. Peki bu durum içinde insanlığın  neresinde?
. Hiç bir şey olmadığı halde, sadece parası için önünde el pençe divan durulan insanlar var bu yeryüzünde. Peki onun önünde hazır olda duran insanın amacı ney? Nereye gidiyoruz, birileri bizleri bir girdabın içine çekmeye çalışıyor,insanları bölmeye parçalamaya çalışıyor.
Peki biz durumdan kurtulamayacakmıyız, ya da bu durum daha da kötüye mi gidecek?
Eğer kendi içimize dönersek, yavrularımızı başı boş bırakmazsak, ailenin önemini yeniden kavrarsak, Allah, Din, İman, Vatan, Bayrak, sevgisini evlatlarımıza aşılarsak, ar-haya-edep duygularını yeniden keşfedersek bu girdaba düşmeyiz.
Ben inanıyorum ahlaklı edepli günlere  döneceğimize.
Çünkü hala içimizdeki güzellikleri öldürmedik. Hala Allah'a inanıyor Bayrağımızı seviyoruz. hala Vatan bizim için kutsal, hala Vatanı için can verecek insanlar var çok şükür.
Allah'ım bu sıkıntıların bir an önce sonunu getir memleketimizi bölmeye çalışan bölücüleri kahru perişan eyle. Amin

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

23/5/2009 - YERİM SENİ ÖSS... KAYBEDECEK KADAR APTAL DEĞİLİM...

Kategori: OSS


  Zaman geldi çattı bir ÖSS ile yine karşı karşıyayız.
Geçen sene büyük kızım için heyecan yaşamıştık. Çok şükür onu üniversite'ye yerleştirdik.
Bu sene sıra diğer kızımda, inşallah hayırlısıyla onuda yerleştiririzde artık bu sıkıntılardan kurtulurum.Kaş çatmış
       Yavrularımızın neler çektiğini hepimiz biliyoruz. Sabah'tan akşama kadar okul, sonra dersane.  Bazen içim sızlıyor onlara neredeyse nefes bile alamıyorlar. Fakat bu sıkıntılara katlanmak zorundalar; daha iyi bir gelecek için.
(Ayrıca şu dersane işi benim bir hayli canımı sıkıyor. Başka hangi ülkede var ki dersaneler?. Dersaneler neden gerekli?.  Neden peki; okulda aynı eğitim verilmiyor mu?  Neredeyse bir servet harcadım dersanelere.  Çocuklarımızın daha bir üniversite hayatı için malesef şimdilik gerekli; yani mecburuz. Bu sistem inşallah bir gün değişir de  dersane belasından insanlar kurtulur. 
     Pazartesi günü inşallah Ankara'da olacağız. ÖSS ye daha rahat ve stressiz girsin diye
Elif'im de Adil Maviş hoca'nın seminerine girecek ve 4 saatlik bir eğitim  görecek.
   Geçen sene yine sınav öncesi Adil Maviş hoca'nın eğitim seminerine gitmiştik. Özlem'im heyecanı taaa karnında hissediyordu seminerden sonra oldukça fazla rahatlamıştı ve stresden uzak bir şekilde Öss'ye girmişti. 
 Bu 4 saat'te sıkı bir rahatlama sağlanıyor.   
   Zaten okul  hayatları boyunca aldıkları eğitim onları sınava hazırlıyor bilgilerinde belki de eksik yok ama malesef çocuklar heyecanlarına yeniliyor.
   Ben derim ki çocukları sınava girecek olanları şartlarınızı zorlayıp sizde bu eğitimlerden yararlanın emin olun faydasını göreceksiniz.
Gençlerimiz sorulara değil ama heyecanına yeniliyor.  Sınav zamanı yaklaşırken aşırı sinirli oluyorlar, sıkıntıları kiminin karnına, kiminin kalbine vuruyor, mideleri bulanıyor, başları ağrıyor aileler bu durumu çok iyi gözlemlemelidir. Onları bazen de anlayamıyoruz. 
 Bu durumda olan gençlere   mutlaka uzmanından bir yardım aldırılmalıdır.
Biz ebevyenler bazen  onlara heyecanlanma deriz, ÖSS'yi de diğer sınavlar gibi gör deriz, hayatın sonu değil ya derizGözler.
   Ama bizim heyecanlanma dediğimiz bir  sınavın onların önlerinde bir uçurum olduğunu gençlerimiz görüyor ve malesef ki sadece heyecanında bu uçurumdan çıkamayan binlerce,milyonlarca genç olduğunu da görüyorlar.
   Bizim yapmamız gereken bu uçurumlardan ve önlerine çıkacak her türlü engebelerden  onları çekip çıkartmak.
2005 yılında tanıştığım
Alişan hoca'nın sayesinde hayatımdaki olumsuzlukların çoğundan kurtuldum.  Her başım sıkıştığında başvuracağım sıkı bir de dostluğum oldu kendisiyle.
    Alişan kapaklıkaya'nın her cumartesi
Başkent tv de saat 19 da programı var siz siz olun bu programları kaçırmayın.  İsimlerin üzerlerine link koydum kolayca bilgilere ulaşın diye.
    Allah yavrularımızın önünden bütün engelleri kaldırsın hayırlısıyla üniversite'ye başlamalarını nasip etsin. Amin....
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/5/2009 - Seni böyle görmek istemezdim yar!!!!.



Hayatın anlamsız yükünü bazen boş yere çektiğimizi düşünüyorum.
Neden mi?.  Boş ve anlamsız şeyler için çoğu zaman kendimizi yiyip bitiriyoruz günlerce ağlıyoruz o kişi yada kişlere tavır alıyoruz, hayatı kendimize zehir ediyoruz, sonra içimize dönüp kendimizi yargılayıp , üzülüyoruz. Sonra ne mi oluyor. Sadece içimizdeki üzüntü çöplüğüne  yeni bir çöp daha atmaktan başka bir işe yaramıyor. Aradan uzun bir zaman geçince o olayı hatırlamayıp biz neden böyle olduk da şimdi kırgınız diyebiliyoruz;  diyoruz da..
İnsan bir kere Dünya'ya geliyor tekrarı yok; ot değiliz ki yeniden bitelim. O halde daha dikkatli davranalım değmeyecek işler için kendimizi hırpalamayalım. Bu cana gerçekten yazık oluyor.
Neden mi böyle bir yazıyı yazdım?. Çünkü bu dediğim şeyi son zamanda ben yaşadım da ondan.
Benimle ilişkisi çok da derin olmayan bir insanın yüzünden ben kendimi üzdüm. İnsanlara değer verdiğim için olan olaylara üzülüyorum ve sonunda hastalık olarak benden çıkıyor.
Yalana ve dedikoduya asla tahammülüm yok bir kişi gözümün içine bakarak yalan söylüyorsa o kişi benim için bitmiştir.
 Hani özür dilemek erdemliktir deniyor ya;  ben bu lafa inanmıyorum.
Eğer beni kırmışsa ve özür diliyorsa ben onu affetmem eğer affedersem o olayın tekrarını  gene yaşamayı göze  almalıyım ve ona göre affetmeliyim.  Düşünün geçmişten bu güne gelen olayları her olay bir diğerinin tekrarı değil mi?.
Ömrü hayatımda dilediğim özür sayısı parmaklarımın sayısı kadar yoktur.  Eğer ben karşımdaki kişiyi kırdıysam o istediği için hakettiği için kırmışımdır o sebepden de özür dilemem.  Çünkü ben sebepsiz kımseyi kırmam kırdıysam o zatı muhterem bunu  fazlasıyla haketmiştir.
Ne bu canın ne de bu Dünya'nın tekrarı yok lütfen bir birimizin kalbini  kırmayalım. Zira kırılan hiç bir kalp tamir olmuyor...
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/5/2009 - İNCİ TANEM; CANIM ANNEM ANNELER GÜNÜN KUTLU OLSUN...


Anneler Gününüz Kutlu Olsun

Hayatta bizi en çok seven varlık olan Annelerimizin Anneler gününü kutluyorum.  Bende bir anne olarak anneliğin ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. Kendinden önce düşündüğün yavrundur. Her şeyin en iyisini çocuğun için düşünürsün. Yavrun hasta olur geceler boyu onu beklersin,  yinede uykun gelmez.Yeterki yavrun iyi olsun sen her  sıkıntılara katlanırsın ama asla  gocunmazsın. İşte böyle bir şey anne olmak.
Benimde inci tanem Annemin anneler gününü kutluyorum. Allahım bütün annelere sağlık sıhhat versin. Aramızdan ayrılmış olan annelerin de mekanı cennet olsun.



Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

10/4/2009 - TEŞEKKÜRLER!...

Hayatta iyi insanlar olduğu sürece iyi şeyler de olmaya devam ediyor ve edecektir de.
Benim dostlarımdan yazılarımı okuyanlar bilirler. Bir aileden bahsetmiştim yazımda;   açlıktan devamlı çığlık atan üstelik akli durumlarıda yerinde olmayan bir aileden. Anne ve iki yavrusu çaresizlik ve ezilmişlik içinde hayatın acımasız çarkları arasında takılıp kalmış ve hayatta kalma çabası içinde olan bir aileden. 
O ailenin durumunu görünce benim halim de içler acısı olmuştu. Komşusu açken tok yatan bizden değildir diyen hadisi şerif burada beni bulmuştu. 
Evet aç bir  aile  vardı ve ben de tok yatamazdım. İmtihan sırası demek ki şimdi  bendeydi.
Bu duruma aceleyle bir çare bulmalıydım hemen muhtarımızı aradım, sağolsun mahalle muhtarımız bu işi ciddiye aldı ve sonuna kadar ilgilendi.
Belediye'yi sosyal hizmetleri devreye koydu ve onlarda sorumluluğunu bilip bu aileyle yardım etti.
Tabi ki onlar yardıma koşana kadar önce komşular seferber oldu. Mahalledeki fırın ekmek, poğaça, börek ne gerekiyorsa bol bol verdi.  Komşular kimisi kömür kimisi para kimisi de market alışverişi yaptı. Velhasıl o aile açlıktan ölmekten kurtuldu.
 Şimdi bu aile sıcacık bir yuvaya kavuştu. Annenin ve çocukların tedavisine başlandı, çocuklar okula gidecek. Artık hayatın zalim çarkları bu aileyi dişlilerin arasına alamayacak, onların sofralarında artık sıcacık çorbaları olacak eğer bu çorbanın içinde benimde biraz tuzum olduysa zaten bu mutlulukta bana teşekkür olacak.  
Sosyal devlet olmak sorumluluğunu bilen devlettir.
Kağıthane belediye başkanı sayın Fazlı Kılıç sosyal sorumluluğu olan bir başkan. Bir toplantıda kendisiyle görüştüm zaten bu anlattığım olayı biliyordu ve başkan yardımcısına tekrar hatırlattı ve belediye başkan yardımcısı Hasan  Çakır bey kısa bir zaman içinde  beni aradı.
Eğer yanlış yapılan işlere  tepki veriyor hakkımızı arıyorsak; doğru yapılan işlere de teşekkür etmeliyiz. 
Ben evvela mahallemin iyiliği için çalışan ve ikinci dönem tekrar seçilen muhtarımız Sayın Recep Yılbaşı'ya,  Belediye Başkanımız Sayın Fazlı Kılıç'a Başkan yardımcısı Sayın Hasan Çakır beye sosyal hizmetler müdürlüğüne ve bu aile için seferber olan herkese teşekkürü bir borç biliyorum.
Hayat bir imtihan ise bu imtihanda sınıfta kalmamaya özen gösterelim zira çevremizde imtihana tutulacağımız o kadar çok sınav var ki...

NOT: Bu aile ile ilgili yazıyı kategorilerde ki'' bunun adı insanlık'' linkine tıklayarak okuyabilirsiniz.

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/3/2009 - TÜRK MİLLETİNİN BAŞI SAĞOLSUN...

Bir kaç gündür malesef derin üzüntüler yaşıyoruz.  Türkiye değerli bir siyasetcisini kaybetti.
 BBP'ye oy versin ya da vermesin herkes  bu elim kazaya canı gönülden üzüldü...
Bence bir sürü hatalar zinciri vardı bu kazada.  Hava şartları elverişli olmayan bir ortamda ve öyle sarp kayaları olan bir mevkide helikopterle gitmek akıl karı değildi.
Bu uçuşa nasıl izin verilmiş. Tecrübesi tartışılmayan pilot bu hava'da nasıl uçmayı göze almış?.
Helikopterde bulunan diğer insanlar da hiç itiraz etmemiş mi?...
Kazayı haber veren muhabirin durumuna çaresizlikten ağlamayan kimse kalmamıştır eminim.
Ben şu sorularla kaç gündür aklımı meşgul ediyorum ve bazı şeyleri sorgulamanın zamanı geldi de geçiyor diye düşünüyorum.
112 acil servis demek , acil durumlarda hayat kurtaran demektir.
Orada bulunan görevlilerinde işinin ehli olması gerekir.
Kazayı 112 ye haber veren muhabir en akıllı şekilde hareket etmiş ve yardım istemiş. Peki telefon'daki görevli akıllı davranabilmiş mi?
19 dakika telefonu açık bıraktırıp şarzını tüketmek ne kadar doğru?...
O olayın şoku ile anlayamadı diyelim kimse de onu ikaz edemedi mi?
G3 teknolojisi diyoruz, her hareket istenirse izlenir, kol düğmesi bile tesbit edilir diyoruz öyle biliyoruz... Sorgulamak lazım, sormak lazım. Bu acı olayın bir daha başımıza gelmeyeceğinin garantisi'de yok üstelik.
Arama kurtarma çalışmalarında elbette herkes elinden gelenden fazlasını yaptı. Ağır hava şartlarında  dağ bayır dolaşmak gerçekten çok zordur, hepsi  insan üstü gayretle çalıştı. Ben bir vatandaş olarak hepsine teşekkür ediyorum.
Ölüm elbette ki var; vakit saat geldimi ruh teslim edilir buna itirazımız ve sözümüz de olamaz.
Ama cep telefonu şirketlerinden hesap sorulur. Şarj bitsede o yerin tesbiti mümkün olmalı.
Kaybolan bir telefon dağın dibinde'de olsa bulunuyor koca helikopter bulunamıyor.
O hava şartlarında helikoptere uçuş izni nasıl verilmiş hesap sorulur ve sorulmalıdır da.
Böylesine değerler her zaman gelmiyor.
Türk milleti'nin başı sağolsun.Kazada hayatını kaybeden diğer ailelere'de Allah sabırlar versin.
 Vakur duruşu, kişiliğiyle Muhsin Yazıcıoğlu adam gibi bir adamdı. Allah mekanlarını cennet eylesin. Amin...


Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim
Hafif bir rüzgar gibi süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum
Zikre dalmış her şey
Güne gülümserken papatyalar
Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum
Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın
Beton çok soğuk, üşüyorum..

Muhsin YAZICIOĞLU

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

BLOĞUMA VATAN HAİNLERİ GİREMEZ;ŞİDDETLE YASAKLIYORUM.

Bağlantılarım

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Son Yazılarım

VATAN BAYRAK SEVDALILARINA SELAM OLSUN.
ÖZLEM ELİF OLUR GÖZÜM DOLAŞIRIM GURBET GURBET!...
BÜTÜN YASAKLARI YASAKLIYORUM VE YASAKLARI PROTESTO EDİYORUM!!!!!
Kitaplarla arkadaşlık böyle olur.
Allahım nerelere gidiyoruz...
YERİM SENİ ÖSS... KAYBEDECEK KADAR APTAL DEĞİLİM...
Seni böyle görmek istemezdim yar!!!!.
İNCİ TANEM; CANIM ANNEM ANNELER GÜNÜN KUTLU OLSUN...
TEŞEKKÜRLER!...
TÜRK MİLLETİNİN BAŞI SAĞOLSUN...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

sensizken
mehmet toprak
nilislam
sebilay yamen
lilyum52
metekan
delimavi32
fatihinsatirlari
finduk52
ahsencabir
nurunorguleri
meloumut
bensem
meleksoylu
goldsea
hamiyetakan
olgunelektrik
mine altın
ecininyenidunyasi
herseycocuklarimizicin
suzanozcan
boztepe52
burgazgulu
nuryas
bolahenkk


ZİRVEYE ÖNCE HAYALLER ÇIKAR; BIRAKIN HAYALLERİNİZ ZİRVELERDE DOLAŞSIN...





Kitap Hakkında :

 

Dünyanın En Akıllı İnsanı Şimdi de
‘Sadece Başbakan Okusun’ diyor!

 

‘Sadece Başbakan Okusun’ kitabı Kashna Dahi Fabrikası’nın kurucusu, Dünyanın En Akıllı İnsanı Erdal Demirkıran tarafından yazarın 8. kitabı olarak kaleme alınmıştır.

Yazarın ifadesine göre 2016 yılında yaşanmış gerçek bir hikayeden esinlenerek vücuda getirilen kitap, roman tadında yazılmıştır. Naravenya Cumhuriyeti’nin Başbakanı olan Barkudza, bir gün durduk yerde bir zarfın üzerinde ‘Sadece Başbakan Okusun’ yazan bir mektup alır, mektupta yazılanlar başbakanı çok etkiler. Bu yazışmalar esrarengiz bir şekilde tek taraflı olarak devam ederken, başbakan bambaşka bir insana dönüşür ve ülkesini dünyanın en muazzam gücü haline getirir.

Kitapta trafikten teröre, ekonomiden dış politikaya kadar yüzlerce soruna, akla biraz fazla uygun çözümler sunan yazara,

- Kitabınızı özetler misiniz?

diye sorduğumuzda,

- Bu kitap başbakana gelen o mektuptur!

diye cevap vermiştir.

Hikayesiyle büyüleyici bir etki bırakacağından hiç şüphe etmediğimiz bu kitap, içindeki 100’ü aşkın akıl almaz projeyle de okuyucusunu şaşkına çevirecektir.

Mart ayının 2.haftası piyasaya çıkacak olan, ‘Sadece Başbakan Okusun’ mevcut başbakana ya da bilinen herhangi bir başkana yazılmamıştır. Devlet yönetenlere yüzlerce yıl esin kaynağı olacağını düşündüğümüz bu kitap tüm insanlığa hitap etmektedir.

Okuyanların vereceği iki tür tepki olacağını tahmin eden yayınevi yetkilileri sözlerini,

- Eğer bu kitabı yöneticiler okursa, ‘Biz bunları neden yapmadık ya da yapmıyoruz?’ sorusunu soracak, kitabı yönetilenler okursa ‘Sahi bunlar neden yapılmıyor?’ diyerek şaşkına döneceklerdir.

 

diyerek noktaladılar.

 




/>
Free TURKEY MySpace Cursors at www.totallyfreecursors.com



5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası uyarınca, yazarın izni olmadan site içerisindeki yazılar herhangi bir amaçla kullanılamaz. ...