ÖSS hayatımızın ayrılmaz bir parçası. Bu uğurda çocuklarımız adeta yarış atı oldu. Onların sırtındaki ağırlık her geçen gün arttı. Dersaneler,özel dersler, okul kurs'ları...
Çocuklarda kapasitelerini doldurduğunu hissediyor, bu ağırlık altında eziliyorlar. Mutsuz ve başarısız oluyorlar, en kötüsü aileden uzaklaşıyorlar...Bunda bizlerinde payı küçümsenmeyecek kadar fazla. Herkes kendine göre haklı. Aile artık bu sefer yeter çalış biz o kadar sıkıntılara giriyoruz senin için sen ne yapıyorsun işin gücün oyalanmak vs vs.
Okulda öğretmenler evde aileler. Bende böyleydim çünkü bu sözler bana hiç yabancı değil. Kendi yapamadıklarımızı onlara yaptırmak istedik. Kendimiz okumadık-okutulmadık onlara yüklendik. Çaresizliğimizi bazen Acziyetimizi sırtındaki yük az gibi yine çocuklarımızın sırtına yükledik...
Hayatın zorluğuna göğüs germesi için başarılı olabilmesi için yavrularımızı yarış atı durumuna bizler bilerek ve isteyerek soktuk. Onlar yorulup kaldıramadıkça daha çok yüklendik; üstelik bunlarıda sadece onların iyiliğini düşünerek yaptık.
Ben kaç sefer tehdit ettim çocuklarımı bir Allah birde onların körpecik yüreği bilir. Kaç sefer ağlattım Onlarla beraber bende çok ağladım Malesef hep doğru bildiğim yanlışları yaptım, sandım ki tehdit edersem onlar çalışır, başarılı olur. Aksine ders başarıları benim sayemde düştü çocuklarımız mutsuz biz daha çok mutsuz olduk.
Ta ki çocuklarıma Kişisel gelişim dersleri aldırana kadar bu durum sürdü. Ya da kişisel gelişimi ben de alana kadar desek daha doğru olur.. Derslerin öyle tehditle bağırmayla çalışılamayacağını anlayana kadar. Artık rahatım daha önce olsa ben Öss yaklaşırken böyle rahat olacağım öylemi ? çalış, vakit geldi, oyalanıyorsun diye ha bire konuşup hem yavrumu hem kendimi perişan edecektim.
Pazar günkü sınava kızım daha rahat girsin diye inşallah 12 mayıs perşembe günü Ankara'da yım. Kişisel gelişim uzmanları Alişan Kapaklıkaya ve Adil Maviş gençlere KAYBEDECEK KADAR APTAL DEĞİLİM adı altında, rahat ve stressiz bir sınav geçirmek için seminer verecek hemde çok düşük bir ücretle.
Hoca'nın Her cuma saat 22 de Başkent tv deki canlı programını kaçırmıyorum. En son programında ki söylediği bir söz vardı çok hoşuma gitti ''niyet ettim Allah rızası için sınavı kazanmaya''
ALİŞAN KAPAKLIKAYA 11 HAZİRAN ÇARŞAMBA SAAT 22.35'DE ÖNDER AYTAÇ'IN TRT 1'DEKİ "SENSİZ OLMAZ OLUR MU?" PROGRAMINA KONUK OLACAK. Bu programı sakın kaçırmayın eşe dosta da haber verin. Bir tek kişi bile faydalansa bunda benim de tuzum vardır diye mutlu olurum
BLOĞUMA VATAN HAİNLERİ GİREMEZ;ŞİDDETLE YASAKLIYORUM.
Kitap Hakkında :
Dünyanın En Akıllı İnsanı Şimdi de‘Sadece Başbakan Okusun’ diyor!
‘Sadece Başbakan Okusun’ kitabı Kashna Dahi Fabrikası’nın kurucusu, Dünyanın En Akıllı İnsanı Erdal Demirkıran tarafından yazarın 8. kitabı olarak kaleme alınmıştır.
Yazarın ifadesine göre 2016 yılında yaşanmış gerçek bir hikayeden esinlenerek vücuda getirilen kitap, roman tadında yazılmıştır. Naravenya Cumhuriyeti’nin Başbakanı olan Barkudza, bir gün durduk yerde bir zarfın üzerinde ‘Sadece Başbakan Okusun’ yazan bir mektup alır, mektupta yazılanlar başbakanı çok etkiler. Bu yazışmalar esrarengiz bir şekilde tek taraflı olarak devam ederken, başbakan bambaşka bir insana dönüşür ve ülkesini dünyanın en muazzam gücü haline getirir.
Kitapta trafikten teröre, ekonomiden dış politikaya kadar yüzlerce soruna, akla biraz fazla uygun çözümler sunan yazara,
- Kitabınızı özetler misiniz?
diye sorduğumuzda,
- Bu kitap başbakana gelen o mektuptur!
diye cevap vermiştir.
Hikayesiyle büyüleyici bir etki bırakacağından hiç şüphe etmediğimiz bu kitap, içindeki 100’ü aşkın akıl almaz projeyle de okuyucusunu şaşkına çevirecektir.
Mart ayının 2.haftası piyasaya çıkacak olan, ‘Sadece Başbakan Okusun’ mevcut başbakana ya da bilinen herhangi bir başkana yazılmamıştır. Devlet yönetenlere yüzlerce yıl esin kaynağı olacağını düşündüğümüz bu kitap tüm insanlığa hitap etmektedir.
Okuyanların vereceği iki tür tepki olacağını tahmin eden yayınevi yetkilileri sözlerini,
- Eğer bu kitabı yöneticiler okursa, ‘Biz bunları neden yapmadık ya da yapmıyoruz?’ sorusunu soracak, kitabı yönetilenler okursa ‘Sahi bunlar neden yapılmıyor?’ diyerek şaşkına döneceklerdir.
diyerek noktaladılar.