Nerelere gidiyoruz, neler oluyor bize, anlamak mümkün değil. İnsanlar nasıl bir girdap içine çekilmeye çalışılıyor. Aileler parçalanmaya ,çocuklar yalnızlığa, suça itiliyor.Bizler yüz yıllardır hep köklerimize bağlılığımızla gurur duyduk. Atalarımızın yaptıklarıyla övündük. Şimdi atalarımız bizim bu halimizi görse bize neler der; belki de suratlarımıza tükürür.Biz; sizler böyle darmadağın olasınız diye mi verdik onca mücadeleleri? Biz Vatan'ı kurtarmak için yuvalarımızı terketmedik mi. Özgürlüğümüz için canlarımızı mallarımızı hiçe saymadık mı?. Bayrak kutsaldır,Vatan kutsaldır,Aile kutsaldır diyen bir toplum değilmiydik? Bunları sizlere anlatmadık mı?.. .Sizlere bıraktığımız değerlere neden sahip çıkmadınız dese ne deriz,onların yüzüne nasıl bakarız. Atalarımız bizim yüzümüze tükürür eğer bu yaşananları görse.Her köşe başında hiç bir sebep yokken cinayet işleniyor. Aklına esen gidip katliam yapıyor. Analar kendi yavrularını öldürüyor, yavrular analarının başına kurşun sıkıyor. Çelik çocuk-bebek demeden namuslarınıa göz diken şerefsiz zihniyetler bu eylemleri neden yapıyor. Kim ne yaptı ya da ne geldi onların başlarına da bu çirkinlikleri yapıyorlar. Para için çalıştığı iş yerlerinin kasalarını boşaltanlar yaptıkları bu yanlış eylem için hesap günü hesap vereceğini bilmiyor mu?..Daha nereye kadar ne kadar gidecek bu abes durum.Şaibeli işlerle servet sahibi olan insanlar sanki bu Dünya'da ebediyyen yaşayacağını mı sanıyor? Hesabını vermeyeceğini mi sanıyor? Ya da Allah korkusu, Din, iman,vicdan yok mu. Ahlak nerde, akıl nerde bu yaşananların içinde. Peki bu durum içinde insanlığın neresinde?. Hiç bir şey olmadığı halde, sadece parası için önünde el pençe divan durulan insanlar var bu yeryüzünde. Peki onun önünde hazır olda duran insanın amacı ney? Nereye gidiyoruz, birileri bizleri bir girdabın içine çekmeye çalışıyor,insanları bölmeye parçalamaya çalışıyor. Peki biz durumdan kurtulamayacakmıyız, ya da bu durum daha da kötüye mi gidecek? Eğer kendi içimize dönersek, yavrularımızı başı boş bırakmazsak, ailenin önemini yeniden kavrarsak, Allah, Din, İman, Vatan, Bayrak, sevgisini evlatlarımıza aşılarsak, ar-haya-edep duygularını yeniden keşfedersek bu girdaba düşmeyiz.Ben inanıyorum ahlaklı edepli günlere döneceğimize. Çünkü hala içimizdeki güzellikleri öldürmedik. Hala Allah'a inanıyor Bayrağımızı seviyoruz. hala Vatan bizim için kutsal, hala Vatanı için can verecek insanlar var çok şükür.Allah'ım bu sıkıntıların bir an önce sonunu getir memleketimizi bölmeye çalışan bölücüleri kahru perişan eyle. Amin
BLOĞUMA VATAN HAİNLERİ GİREMEZ;ŞİDDETLE YASAKLIYORUM.
Kitap Hakkında :
Dünyanın En Akıllı İnsanı Şimdi de‘Sadece Başbakan Okusun’ diyor!
‘Sadece Başbakan Okusun’ kitabı Kashna Dahi Fabrikası’nın kurucusu, Dünyanın En Akıllı İnsanı Erdal Demirkıran tarafından yazarın 8. kitabı olarak kaleme alınmıştır.
Yazarın ifadesine göre 2016 yılında yaşanmış gerçek bir hikayeden esinlenerek vücuda getirilen kitap, roman tadında yazılmıştır. Naravenya Cumhuriyeti’nin Başbakanı olan Barkudza, bir gün durduk yerde bir zarfın üzerinde ‘Sadece Başbakan Okusun’ yazan bir mektup alır, mektupta yazılanlar başbakanı çok etkiler. Bu yazışmalar esrarengiz bir şekilde tek taraflı olarak devam ederken, başbakan bambaşka bir insana dönüşür ve ülkesini dünyanın en muazzam gücü haline getirir.
Kitapta trafikten teröre, ekonomiden dış politikaya kadar yüzlerce soruna, akla biraz fazla uygun çözümler sunan yazara,
- Kitabınızı özetler misiniz?
diye sorduğumuzda,
- Bu kitap başbakana gelen o mektuptur!
diye cevap vermiştir.
Hikayesiyle büyüleyici bir etki bırakacağından hiç şüphe etmediğimiz bu kitap, içindeki 100’ü aşkın akıl almaz projeyle de okuyucusunu şaşkına çevirecektir.
Mart ayının 2.haftası piyasaya çıkacak olan, ‘Sadece Başbakan Okusun’ mevcut başbakana ya da bilinen herhangi bir başkana yazılmamıştır. Devlet yönetenlere yüzlerce yıl esin kaynağı olacağını düşündüğümüz bu kitap tüm insanlığa hitap etmektedir.
Okuyanların vereceği iki tür tepki olacağını tahmin eden yayınevi yetkilileri sözlerini,
- Eğer bu kitabı yöneticiler okursa, ‘Biz bunları neden yapmadık ya da yapmıyoruz?’ sorusunu soracak, kitabı yönetilenler okursa ‘Sahi bunlar neden yapılmıyor?’ diyerek şaşkına döneceklerdir.
diyerek noktaladılar.