bunun adı insanlık - . - Blogcu



HİÇ KİMSE BAŞKALARININ KANATLARIYLA UÇAMAZ!...


Blomst076xs1tq8nf2td

10/4/2009 - TEŞEKKÜRLER!...

Hayatta iyi insanlar olduğu sürece iyi şeyler de olmaya devam ediyor ve edecektir de.
Benim dostlarımdan yazılarımı okuyanlar bilirler. Bir aileden bahsetmiştim yazımda;   açlıktan devamlı çığlık atan üstelik akli durumlarıda yerinde olmayan bir aileden. Anne ve iki yavrusu çaresizlik ve ezilmişlik içinde hayatın acımasız çarkları arasında takılıp kalmış ve hayatta kalma çabası içinde olan bir aileden. 
O ailenin durumunu görünce benim halim de içler acısı olmuştu. Komşusu açken tok yatan bizden değildir diyen hadisi şerif burada beni bulmuştu. 
Evet aç bir  aile  vardı ve ben de tok yatamazdım. İmtihan sırası demek ki şimdi  bendeydi.
Bu duruma aceleyle bir çare bulmalıydım hemen muhtarımızı aradım, sağolsun mahalle muhtarımız bu işi ciddiye aldı ve sonuna kadar ilgilendi.
Belediye'yi sosyal hizmetleri devreye koydu ve onlarda sorumluluğunu bilip bu aileyle yardım etti.
Tabi ki onlar yardıma koşana kadar önce komşular seferber oldu. Mahalledeki fırın ekmek, poğaça, börek ne gerekiyorsa bol bol verdi.  Komşular kimisi kömür kimisi para kimisi de market alışverişi yaptı. Velhasıl o aile açlıktan ölmekten kurtuldu.
 Şimdi bu aile sıcacık bir yuvaya kavuştu. Annenin ve çocukların tedavisine başlandı, çocuklar okula gidecek. Artık hayatın zalim çarkları bu aileyi dişlilerin arasına alamayacak, onların sofralarında artık sıcacık çorbaları olacak eğer bu çorbanın içinde benimde biraz tuzum olduysa zaten bu mutlulukta bana teşekkür olacak.  
Sosyal devlet olmak sorumluluğunu bilen devlettir.
Kağıthane belediye başkanı sayın Fazlı Kılıç sosyal sorumluluğu olan bir başkan. Bir toplantıda kendisiyle görüştüm zaten bu anlattığım olayı biliyordu ve başkan yardımcısına tekrar hatırlattı ve belediye başkan yardımcısı Hasan  Çakır bey kısa bir zaman içinde  beni aradı.
Eğer yanlış yapılan işlere  tepki veriyor hakkımızı arıyorsak; doğru yapılan işlere de teşekkür etmeliyiz. 
Ben evvela mahallemin iyiliği için çalışan ve ikinci dönem tekrar seçilen muhtarımız Sayın Recep Yılbaşı'ya,  Belediye Başkanımız Sayın Fazlı Kılıç'a Başkan yardımcısı Sayın Hasan Çakır beye sosyal hizmetler müdürlüğüne ve bu aile için seferber olan herkese teşekkürü bir borç biliyorum.
Hayat bir imtihan ise bu imtihanda sınıfta kalmamaya özen gösterelim zira çevremizde imtihana tutulacağımız o kadar çok sınav var ki...

NOT: Bu aile ile ilgili yazıyı kategorilerde ki'' bunun adı insanlık'' linkine tıklayarak okuyabilirsiniz.

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/1/2008 - İNSANLIĞA DUYARSIZ KALMAYAN ARKADAŞLARIM SİZLERE TEŞEKKÜR EDİYOR

    Aşağıdaki yazıda anlattığım olayı duyan arkadaşlarım, komşularım adeta yardım seferberliği başlattı.

 Mahalle muhtarımız Recep Yılbaşı  bu işle özel ilgileniyor. Soyadları Köygülü  olan aile için   hangisi iyiyse onun için uğraşıyor.

     Mahallemizin fırını çocukların ekmek, tatlı  ihtiyaçlarını karşılıyor. Bir komşu soğuktan donmasınlar diye kömürlerini tedarik etti, diğer eksikleri için ailesine talimat verdi eliniz bu ailenin üstünde olsun diye.

     Arkadaşlarımın bazıları erzak, bazıları para yardımı yaptı. Benim elim onların üstünde her hangi bir ihtiyacın olduğunda bana haber ver diye tembih ettim.

    Şimdi en azından resmi prosedürler tamamlanana kadar, Karınları doyuyor ve üşümüyorlar... Merak edenler içn diğer gelişmeleri de haberdar edeceğim.

    Kimin ne zaman başına ne gelecek bilmiyoruz. En zengin insan bir anda yardıma muhtaç duruma düşebilir. Çok güzel insan bir yaralanmada vs durumda çirkinleşebilir... Sağlıklı her insan her an engelli olabilir... Ondan sebep asla ve kata çevremize duyarsız kalmayalım. Yardımın büyüğü ve küçüğü olmaz bu olayda bir tek ekmek çocukların ağlama sesini kesti...

   Lütfen çevremize daha dikkatli bakalım... Onlar için de değil üstelik. İyiliği yapanda kendine, kötülüğü yapanda kendine yapar. Kimbilir yaptığımız çok küçükde olsa bir yardım, bir gün karşımıza hayat kurtarıcı bir şekilde çıkar...Köygülü gibi aileler malesef o kadar çokki...

     

 

  

Yorum (13) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/1/2008 - NE MUTLU Kİ İNSANLIK HALA YAŞIYOR!!!

     Aslında neresinden başlayacağım bu yazıyı yazmaya karar veremiyorum. Bugün markete gitmek için evden çıktım misafirlerim gelecek diye koşturarak gidiyordum. Mahalleden iki tane arkadaş bana "sen bu işlerden daha iyi anlarsın ne yapacağız biz bilmiyoruz" dediler. "Hayrola" dedim. Ya yeni taşınanlar var ya dediler, çocuklar açlıktan bağırıyorlarmış,durumları çok kötüymüş ayak üstü anlattılar tamam markete gideyim siz beni bekleyin evlerine gidelim dedim...

     Mahalleye bir ay önce birileri taşındı. Adam, kadın ve iki çocuk bahçenin bir tarafını bir oda gibi çevirmişler harabe bir yer, oraya taşınan insanlar, sürekli bağırıyorlar kadın camı açıp söyleniyor, çocuklar kapıyı açık görünce ipini kopartmış gibi sokağa fırlıyor, evde devamlı yüksek sesle bağırışmalar. Ben bir ara alt komşumuza Çocuk Esirgeme Kurumuna telefon edeyim bu çocukları burdan alsınlar kadın deli dedim...Fakat neden bilmiyorum gidipte sormadım neden böyle bağırıyorsun diye. Normalde sorardım.

     Aldıklarımı eve bıraktım arkadaşlarla bahsettiğimiz eve gittik. Aman Allah'ım bu ne durum böyle dedim, gördüklerime inanamadım. Bir insan burada nasıl yaşar. Anlatmaya benim kelime dağarcığım yetmez. Evde iki tane çocuk ve kadın oturmaya yer bulamazsın odada, halleri perişandı...

    Kadına dedim nedir bu durum neden bağırıyorsun, anlattıkça insanlığımdan utandım.

     Çocuklar acıkıyor, anneden yemek istiyor, anne verecek hiç bir şey olmadığı için, paramızı alamadık, alınca yemek yapacağım, çocuk anlar mı acıktıkça çığlığı basıyor. Anne çaresizlikten sinir krizi geçiriyor, camı açıp bağırıyor. Çocuklar ekmek parçaları ile karınlarını doyuruyor. Kadın konuştukça ağlamaya başladı susturdum şimdi ağlama sana nasıl yardım yapabiliriz onu konuşmaya geldik dedim... Bir anne olarak gördüklerim karşısında kahroldum.

   Hem annenin hemde çocukların ruh sağlıkları son derece bozuk, baba da öyleymiş üstelik... Siz  hiç doktora götürdünüzmü bu çocukları, dedim. Nasıl götürecektim dedi devamını söyletmedim tamam dedim anlatma!

   Ben bu çocukları Çocuk Esirgeme Kurumuna verdirsem ne dersin? Hayatım boyu sana dua ederim dedi. Görüyorsun durumu çocuklar aç susuzlar aldığımız parayı kiraya veriyoruz, bir şey kalmıyor. Adam bana devamlı işkence ediyor. Bu ev işkence evi oldu, Her olayda herkesten dayak yedim. Kirayı veremedim saçlarımdan sürüklediler, adam parasız kaldıkça beni  dövüyor, artık işkenceden kurtulurum. Ne olur yardım edin.Çocukların biri 13 yaşında biri 10 yaşında ama yaşıtlarından bir hayli küçükler, gelişmemişler. Hiç okulda görmemişler üstelik. Tamam elimden geleni yapacağım dedim...

     Eve geldim Deniz Feneri'ni aradım, kendilerinin müracat etmesi gerekir dediler durumu anlattım, evrakları hazırlayın hemen faks çekin dediler. 

   Hemen mahalle muhtarını aradım, ona da durumu anlattım. Şimdi getirin onları buraya dedi. Hiç birinin akli melekeleri yerinde değil. Ben bu sorumluluğu alamam çocuk arabanın altına atlar siz gelin...dedim. Tamam geliyorum dedi

  Biraz sonra muhtar geldi, beni çağırdı ve beraber kadının yanına gittik. Neden bana haber vermediniz dedi, kadın anlamsızca bir şeyler anlatmaya başladı. Muhtar kömür getirteceğini, kaymakamlıktan para yardımı yaptıracağını söyledi,  az önce komşunun biri kömürü getirdi. Ben fırınla konuştum her gün ekmeklerini verecekler dedim, o arada kadın söze girdi, ekmek olduktan sonra hiç birşey olmasada olur... Muhtarım bunların acilen tedaviye ihtiyaçları var, çünkü hiç biri normal değil dedim. Doğru dedi ben hemen kaymakamlığı arayıp durumu bildireceğim... Yarım saat sonra muhtar beni aradı yarın erkenden nüfus kağıtlarını getirin, gerekli işlemlere ben hemen başlayacağım. Yarın doktor gelecek durumu kontrol edecek, inşallah onlarında sıkıntıları bitecek. Sayın Muhtar Recep Yılbaşı duyarlılığınız için teşekkür ederim...

      Bugün çocukların karnı tok olduğu için mi nedir evlerinden hiç çığlıklar duyulmadı.

   Hz Muhammet "komşusu aç iken tok yatan bizden değildir "demiş. Ben neden bir aydır kapılarını çalmadım derdiniz nedir diye sormadım diye vicdan azabı çekiyorum şimdi. Bu olayı duyanlar üzülüyorlar ağlıyorlar. 

    Bense onların dertlerine çözüm bulunca ağlayacağım hemde hıçkırıklarla...

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

BLOĞUMA VATAN HAİNLERİ GİREMEZ;ŞİDDETLE YASAKLIYORUM.

Bağlantılarım

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Son Yazılarım

VATAN BAYRAK SEVDALILARINA SELAM OLSUN.
ÖZLEM ELİF OLUR GÖZÜM DOLAŞIRIM GURBET GURBET!...
BÜTÜN YASAKLARI YASAKLIYORUM VE YASAKLARI PROTESTO EDİYORUM!!!!!
Kitaplarla arkadaşlık böyle olur.
Allahım nerelere gidiyoruz...
YERİM SENİ ÖSS... KAYBEDECEK KADAR APTAL DEĞİLİM...
Seni böyle görmek istemezdim yar!!!!.
İNCİ TANEM; CANIM ANNEM ANNELER GÜNÜN KUTLU OLSUN...
TEŞEKKÜRLER!...
TÜRK MİLLETİNİN BAŞI SAĞOLSUN...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

sensizken
mehmet toprak
nilislam
sebilay yamen
lilyum52
metekan
delimavi32
fatihinsatirlari
finduk52
ahsencabir
nurunorguleri
meloumut
bensem
meleksoylu
goldsea
hamiyetakan
olgunelektrik
mine altın
ecininyenidunyasi
herseycocuklarimizicin
suzanozcan
boztepe52
burgazgulu
nuryas
bolahenkk


ZİRVEYE ÖNCE HAYALLER ÇIKAR; BIRAKIN HAYALLERİNİZ ZİRVELERDE DOLAŞSIN...





Kitap Hakkında :

 

Dünyanın En Akıllı İnsanı Şimdi de
‘Sadece Başbakan Okusun’ diyor!

 

‘Sadece Başbakan Okusun’ kitabı Kashna Dahi Fabrikası’nın kurucusu, Dünyanın En Akıllı İnsanı Erdal Demirkıran tarafından yazarın 8. kitabı olarak kaleme alınmıştır.

Yazarın ifadesine göre 2016 yılında yaşanmış gerçek bir hikayeden esinlenerek vücuda getirilen kitap, roman tadında yazılmıştır. Naravenya Cumhuriyeti’nin Başbakanı olan Barkudza, bir gün durduk yerde bir zarfın üzerinde ‘Sadece Başbakan Okusun’ yazan bir mektup alır, mektupta yazılanlar başbakanı çok etkiler. Bu yazışmalar esrarengiz bir şekilde tek taraflı olarak devam ederken, başbakan bambaşka bir insana dönüşür ve ülkesini dünyanın en muazzam gücü haline getirir.

Kitapta trafikten teröre, ekonomiden dış politikaya kadar yüzlerce soruna, akla biraz fazla uygun çözümler sunan yazara,

- Kitabınızı özetler misiniz?

diye sorduğumuzda,

- Bu kitap başbakana gelen o mektuptur!

diye cevap vermiştir.

Hikayesiyle büyüleyici bir etki bırakacağından hiç şüphe etmediğimiz bu kitap, içindeki 100’ü aşkın akıl almaz projeyle de okuyucusunu şaşkına çevirecektir.

Mart ayının 2.haftası piyasaya çıkacak olan, ‘Sadece Başbakan Okusun’ mevcut başbakana ya da bilinen herhangi bir başkana yazılmamıştır. Devlet yönetenlere yüzlerce yıl esin kaynağı olacağını düşündüğümüz bu kitap tüm insanlığa hitap etmektedir.

Okuyanların vereceği iki tür tepki olacağını tahmin eden yayınevi yetkilileri sözlerini,

- Eğer bu kitabı yöneticiler okursa, ‘Biz bunları neden yapmadık ya da yapmıyoruz?’ sorusunu soracak, kitabı yönetilenler okursa ‘Sahi bunlar neden yapılmıyor?’ diyerek şaşkına döneceklerdir.

 

diyerek noktaladılar.

 




/>
Free TURKEY MySpace Cursors at www.totallyfreecursors.com



5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası uyarınca, yazarın izni olmadan site içerisindeki yazılar herhangi bir amaçla kullanılamaz. ...