Adına güvenerek bir SAMSUNG marka cep telefonu aldım. Daha öncede Samsung kullanıyordum... Tatile gitmeden aldığım Samsung E250 marka telefonum çok kısa zamanda arızalandı, telefonu aldığım bayiye götürdüm onlarda Telpa'ya göndermişler böylelikle 01 Temmuz'da gönderdiğim telefonum bugün ayın 18 Eylül hala elime geçmedi. Zaman zaman Telpa'yı aradım bana parça beklediklerini söylediler. Ben burada olmadığım için kızıma dedim Tüketici hakem heyetine müracat et oda gitmiş bayiyi şikayet etmiş, bu işlerde acemi henüz. Dün Samsung'u aradım durumu anlattım bana ya yeni bir telefon vereceksiniz ya da fatura üzerinde yazan miktardaki paramı...Pek yanaşmıyorlar, telefonu onaracaklar ben de hıyar gibi bekleyeceğim, zamanı gelince verecekler bir iki söylenip aynı telefonu alıp gideceğim... Sanıyorlar. İnsanlar süreci çok uzun olduğu için genelde lanet olsun der ve kabul eder... Sonucu yıllar da sürse ben asla eski telefonu kabul etmeyeceğim. Ya pakette yeni bir telefon ya da para... Samsung reklam yapıyor en çok satan telefon Samsung E250 fiyatı indirdiklerini 3 ay boyunca 1000 kontör de hediye vereceklerini... Fakat en çok arızalanan telefonun yine E250 olduğunu söylemiyor... Servise giden telefonun 2.5 ay geçmesine rağmen hala onarılmadığını ne zaman elime geçeceğini söylemiyor. Müşterinin isteklerinin önemli olduğunu söylemiyor. .. Marka olmak kolay değildir; o marka yı adına layık taşımak hiç kolay değildir...Samsung markasına güveniyordum, eşimin ve benim halen kullandığım (eski) telefonum aynı marka, hatta monitörüm de aynı marka... Kullandığım dayanıklı tüketim maddelerinde ve gıda'da marka dan ve kaliteden taviz vermiyorum. Ama bundan sonra Samsung ağzında kuş tutsa benim gözümden düştü, kocaman bir sıfır aldı yani sınıfta kaldı. Beyaz eşyalarımdan birisi bozuldu bir mağazaya gittim meğer Samsung çamaşır makinası da çıkartmış satıcı makinayı gösterdi övmeye başladı; bana Samsung dan bahsetme diye başladım söze ve anlattım. İlgili yada ilgisiz mutlaka bir yolunu bulup her yerde anlatıyorum. Neden mi? İnsanlarda benim düştüğüm duruma düşmesinler diye... Şimdi onlarla soğuk bir savaş yaşıyorum; ama bu savaşı kaybetmeye hiç de niyetim yok zira çok inatçıyımdır... Bunları neden mi anlatıyorum? lütfen bilinçli tüketici olalım bize dayatılana değil, bizim hakımız olanı alalım. Eğer bu konuda daha çok bilinçlenir hakkımızın peşine düşersek hiç kimse bizi enayi yerine koyamaz...
BLOĞUMA VATAN HAİNLERİ GİREMEZ;ŞİDDETLE YASAKLIYORUM.
Kitap Hakkında :
Dünyanın En Akıllı İnsanı Şimdi de‘Sadece Başbakan Okusun’ diyor!
‘Sadece Başbakan Okusun’ kitabı Kashna Dahi Fabrikası’nın kurucusu, Dünyanın En Akıllı İnsanı Erdal Demirkıran tarafından yazarın 8. kitabı olarak kaleme alınmıştır.
Yazarın ifadesine göre 2016 yılında yaşanmış gerçek bir hikayeden esinlenerek vücuda getirilen kitap, roman tadında yazılmıştır. Naravenya Cumhuriyeti’nin Başbakanı olan Barkudza, bir gün durduk yerde bir zarfın üzerinde ‘Sadece Başbakan Okusun’ yazan bir mektup alır, mektupta yazılanlar başbakanı çok etkiler. Bu yazışmalar esrarengiz bir şekilde tek taraflı olarak devam ederken, başbakan bambaşka bir insana dönüşür ve ülkesini dünyanın en muazzam gücü haline getirir.
Kitapta trafikten teröre, ekonomiden dış politikaya kadar yüzlerce soruna, akla biraz fazla uygun çözümler sunan yazara,
- Kitabınızı özetler misiniz?
diye sorduğumuzda,
- Bu kitap başbakana gelen o mektuptur!
diye cevap vermiştir.
Hikayesiyle büyüleyici bir etki bırakacağından hiç şüphe etmediğimiz bu kitap, içindeki 100’ü aşkın akıl almaz projeyle de okuyucusunu şaşkına çevirecektir.
Mart ayının 2.haftası piyasaya çıkacak olan, ‘Sadece Başbakan Okusun’ mevcut başbakana ya da bilinen herhangi bir başkana yazılmamıştır. Devlet yönetenlere yüzlerce yıl esin kaynağı olacağını düşündüğümüz bu kitap tüm insanlığa hitap etmektedir.
Okuyanların vereceği iki tür tepki olacağını tahmin eden yayınevi yetkilileri sözlerini,
- Eğer bu kitabı yöneticiler okursa, ‘Biz bunları neden yapmadık ya da yapmıyoruz?’ sorusunu soracak, kitabı yönetilenler okursa ‘Sahi bunlar neden yapılmıyor?’ diyerek şaşkına döneceklerdir.
diyerek noktaladılar.