turkce - . - Blogcu



HİÇ KİMSE BAŞKALARININ KANATLARIYLA UÇAMAZ!...


Blomst076xs1tq8nf2td

12/12/2007 - TÜRKÇEMİZE SAHİP ÇIKALIM.(Türklüğümüzle övünüyorsak)

Kategori: turkce

 

 

Türkçe ile ilgili bu yazıyı eklemek zorunda hissettim kendimi. Ben hiç sevmem aslında al kopyala yazısını, ama dayanamadım

Bu konuda bir hayli sıkıntılıyım, Türkçemizin gidişatı beni çok korkutuyor.

Gençler maalesef hiç dikkat etmiyor, aslında sadece gençler değil iyi eğitim alan insanlar bile adeta yarışıyor Türkçe'nin katli için. Dilimizde olmayan kelimeler öyle bir tekrarlanıp konuşuluyor ki, bizden zannediyor insan, bazen anlayamıyor .Aslında yabancı bir dili herkesin konuşmasını öğrenmesini çok arzuluyorum. İngilizce cümlenin içine Türkçe bir kelime koy! İngilizler anlar mı? Ama Türkçenin içine İngilizce bir kelime koy biz Türkler anlıyoruz.

Ne acıdır değil mi? Elbirliğiyle katlettik güzelim Türkçemizi. Artık derlenme  toparlanma zamanıdır. Herkes üzerine düşeni yapmalı, gayret göstermelidir. Türk'lüğü ile övünen insanlar buna daha çok önem vermeli ve hayatının her döneminde uygulamalı.

TÜRK DİL KURUMUNU ACİLEN GÖREVE ÇAĞIYORUM..

ÇALIŞMALARI NELERDİR BİLMEK İSTİYORUM.

 

 Konuya hassasiyetnden dolayı Sayın Fuat Bol'a teşekkür ediyorum. Ve yazısını aşağıya olduğu gibi kopyalıyorum

 

.

FUAT BOL  
 
          Türkçemize sahip çıkmalıyız
Dilin önemini anlatmaya ve tartışmaya gerek var mı?
 Dil, insanoğlunu hayvandan ayıran çok önemli bir özellik.
 Türkçemiz, dünyanın belli başlı dillerinden bir tanesi.
 Yani, bir medeniyet dili.
 Bakmayın; bazı köksüzlerin; Türk dili için, ilim dili değildir demelerine.
 Onlar Türkçeyi bilmedikleri (!) için böyle konuşuyorlar.
 Bunlar, Türk dilinin içindeki
Türkçeleşmiş Arapça ve Farsça kelimeleri dışlamak suretiyle böyle konuşuyor.
 Bunun da sebebi, Arapça ve Farsça kelimelerde dini motiflerin olması!..
 Dine olan düşmanlıklarını burada da, bu şekilde göstermiş oluyorlar.
Onlara göre dil, mahut uydurukçadır.
 Onunla elbette ilim de bilim de, hiçbir şey yapılamaz.
“Mide gurultusundan” ne yapılabilir ki?
Kendi öz diline, atalarının diline ve o dille yazılmış milyonlarca kitabı,
 bağrında saklıyan kütüphanelere yabancı olandan düşmanlıktan başka ne beklenebilir ki?
Zira, insan bilmediğinin düşmanıdır.
Mesela; sebep kelimesinin yerine soru edatı olan neden kelimesini kullanıyorl
ar. Bu işin nedeni nedir? Bunun doğrusu, bu işin sebebi nedir şeklinde olmalıdır.
 Sebep kelimesi Arapçadır.
 Ve elbette dini motif taşır. Şöyle ki;
 “Ya müsebbib el-esbab=Ey Sebepleri yaratan (Allah’ım) manasındadır ki insana Allahü tealayı hatırlatır.

Baskın kültürlerin tesirindeler
Ayrıca bizim Türkçemiz, bağrında onlarca milleti barındıran bir imparatorluk dilidir.
 Bugün bile Adriyatik’ten Çin Seddine kadar uzanan geniş coğrafyada Türkçe konuşursanız, sizi anlarlar.
 Tabii ki uyduruk Türkçe’yi değil..
Çağımızda toplumlar, maalesef baskın kültürlerin tesirindeler.
 Bundan dolayıdır ki, dilimizi koruyup geliştirebilmemiz için bu baskın kültürlerin dillerine karşı çıkmamız lazım.
 Elbette bu lisanları öğreneceğiz ama onları, günlük hayatımızın bir parçası haline getirmemeliyiz.
Mesela dükkanlarımızın, mağazalarımızın, alış-veriş merkezlerimizin, çeşitli alandaki kurum ve kuruluşlarımızın,
 ismini ve bunların levhalarını mutlaka Türkçe yazmalıyız.
 Büyükşehirlerimizde öyle cadde ve sokaklar vardır ki, hemen her yan,
 baskın kültürlerinin dilleriyle yazılmış tabelalarla dolu. O yerlerin Türkiye olduğunu zor anlıyorsunuz.

Orta-Asya Türk Cumhuriyetleri
Türkçemizle ne denli oynandığına bakın ki, yeni nesillerimiz
 kendilerini bir önceki neslin yazmış olduğu kitapları okuyup anlamakta zorluk çekiyor!
Bu trajik durum yetmezmiş gibi bir de yabancı dille eğitim modası çıktı.
 Maalesef anne-babalarımız da çocukları için bu okulları tercih ediyorlar.
Güzel Türkçemiz için, yalnızca okullarımızdaki eğitimle yetinemeyiz.
Geniş katılımlı toplantılar, paneller,
 platformlar düzenleyip; dilimizi geliştirmek amacı ile de çeşitli ödüllü yarışmalar yapmalıyız.
 Bunu hem resmi ve hem de sivil toplum örgütleri marifetiyle ayrı ayrı gerçekleştirmeliyiz.
Güzel Türkçemiz için, Türkiye’miz öncülük etmeli ve etkinliklere
Orta-Asya Türk Cumhuriyetlerini de dahil etmeli. Onlarla ortak bir dile ulaşmak için ne gerekiyorsa, mutlaka yapılmalıdır.
Burada ağabeylik görevi Türkiye’mize düşmektedir.

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11/7/2007 - EYVAH TÜRKÇEM!!!

Kategori: turkce

Televizyon  kanallarının çoğalmasıyla başlayan, sözde  spikerlerin, vjlerin konuşmalarıyla SMS, MSN ile devam eden türkçe katliamı dört nala gidiyor. Türkçenin güzel konuşulması nerdeyse ayıp, uyduruk konuşmak moda haline geldi. Eyvah ki ne eyvah. Biz çocuklarımızı anlamakta zorlanıyoruz, çocuklarımız kendi çocuklarıyla nasıl anlaşacaklar . Türk  Dil Kurumu bu konuda  ne yapıyor, hangi çalışmalarla meşgul, bu anlatımları hangi insan (dik yürüyen sürüngeç) benimseyebilir ki? 

Neyin doğru neyin yanlış olduğu belli olmayan bir lisan kirliliği içerisinde kaldık. Herkes üzerine düşeni yapmak zorunda.

(Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki, bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.)     Mustafa Kemal Atatürk

 

Bir milleti dilini unutturarak yok edebilirsiniz 

Ünlü fizikçi Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu, bir milleti yok etmenin yolunun o milletin dilini unutturmaktan geçtiğini belirterek, "1945'lerden bu yana Türkiye'de de süren bu süreçte sona gelindi. Türkçe, yüzde 50'si İngilizce olan bir dil haline getirildi. Üzerine basa basa söylüyorum. Çok yakında Türkiye'den Türkler'i silecekler" dedi.

 

 

 

 

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

BLOĞUMA VATAN HAİNLERİ GİREMEZ;ŞİDDETLE YASAKLIYORUM.

Bağlantılarım

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Son Yazılarım

VATAN BAYRAK SEVDALILARINA SELAM OLSUN.
ÖZLEM ELİF OLUR GÖZÜM DOLAŞIRIM GURBET GURBET!...
BÜTÜN YASAKLARI YASAKLIYORUM VE YASAKLARI PROTESTO EDİYORUM!!!!!
Kitaplarla arkadaşlık böyle olur.
Allahım nerelere gidiyoruz...
YERİM SENİ ÖSS... KAYBEDECEK KADAR APTAL DEĞİLİM...
Seni böyle görmek istemezdim yar!!!!.
İNCİ TANEM; CANIM ANNEM ANNELER GÜNÜN KUTLU OLSUN...
TEŞEKKÜRLER!...
TÜRK MİLLETİNİN BAŞI SAĞOLSUN...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

sensizken
mehmet toprak
nilislam
sebilay yamen
lilyum52
metekan
delimavi32
fatihinsatirlari
finduk52
ahsencabir
nurunorguleri
meloumut
bensem
meleksoylu
goldsea
hamiyetakan
olgunelektrik
canab
ecininyenidunyasi
herseycocuklarimizicin
suzanozcan
boztepe52
burgazgulu
nuryas
bolahenkk


ZİRVEYE ÖNCE HAYALLER ÇIKAR; BIRAKIN HAYALLERİNİZ ZİRVELERDE DOLAŞSIN...





Kitap Hakkında :

 

Dünyanın En Akıllı İnsanı Şimdi de
‘Sadece Başbakan Okusun’ diyor!

 

‘Sadece Başbakan Okusun’ kitabı Kashna Dahi Fabrikası’nın kurucusu, Dünyanın En Akıllı İnsanı Erdal Demirkıran tarafından yazarın 8. kitabı olarak kaleme alınmıştır.

Yazarın ifadesine göre 2016 yılında yaşanmış gerçek bir hikayeden esinlenerek vücuda getirilen kitap, roman tadında yazılmıştır. Naravenya Cumhuriyeti’nin Başbakanı olan Barkudza, bir gün durduk yerde bir zarfın üzerinde ‘Sadece Başbakan Okusun’ yazan bir mektup alır, mektupta yazılanlar başbakanı çok etkiler. Bu yazışmalar esrarengiz bir şekilde tek taraflı olarak devam ederken, başbakan bambaşka bir insana dönüşür ve ülkesini dünyanın en muazzam gücü haline getirir.

Kitapta trafikten teröre, ekonomiden dış politikaya kadar yüzlerce soruna, akla biraz fazla uygun çözümler sunan yazara,

- Kitabınızı özetler misiniz?

diye sorduğumuzda,

- Bu kitap başbakana gelen o mektuptur!

diye cevap vermiştir.

Hikayesiyle büyüleyici bir etki bırakacağından hiç şüphe etmediğimiz bu kitap, içindeki 100’ü aşkın akıl almaz projeyle de okuyucusunu şaşkına çevirecektir.

Mart ayının 2.haftası piyasaya çıkacak olan, ‘Sadece Başbakan Okusun’ mevcut başbakana ya da bilinen herhangi bir başkana yazılmamıştır. Devlet yönetenlere yüzlerce yıl esin kaynağı olacağını düşündüğümüz bu kitap tüm insanlığa hitap etmektedir.

Okuyanların vereceği iki tür tepki olacağını tahmin eden yayınevi yetkilileri sözlerini,

- Eğer bu kitabı yöneticiler okursa, ‘Biz bunları neden yapmadık ya da yapmıyoruz?’ sorusunu soracak, kitabı yönetilenler okursa ‘Sahi bunlar neden yapılmıyor?’ diyerek şaşkına döneceklerdir.

 

diyerek noktaladılar.

 




/>
Free TURKEY MySpace Cursors at www.totallyfreecursors.com



5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası uyarınca, yazarın izni olmadan site içerisindeki yazılar herhangi bir amaçla kullanılamaz. ...